Doğru yaşam...

Sistem aldatma ve kandırma, yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir yaşamı toplumda egemen kılmaya çalışıyor. Emperyalizme bağımlılık zincirlerinin, sömürü ve baskı gerçekliğinin açığa çıkmaması, varolan ve yaşanan gerçekliğin öğrenilmemesi için üst yapıya ait kurumlarını örgütleyip her an saldırıya geçmesi için hazır tutuyor. Politika, din, felsefe, sanat, edebiyat, eğitim vb. hemen her alanda ve her anda kitlelerin yalan ve aldatma üzerine eğitilip şekillendirilmesi, yönetilmesi için büyük bir çaba ortaya koyuyor. Her türlü bilgi ve teknolojiyi, fırsat ve olanağı, gelişmeyi bu amaç için kullanıyor.

Sömürü ve baskıya dayalı sistemlerde gerçekler her zaman gizlenmeye, saklanmaya, unutturulmaya çalışılır. Bu sistemlerde her türlü düşünce ve bilgi tutsaklaştırılır. Çünkü sömürü ve baskı gerçekliğinin geniş kitleler tarafından öğrenilip anlaşılmaması gerekir. Yoksa uyanış ve ayağa kalkış başlar.

Yaşama ait gerçekliği anlayabilmek ve yaşamak ancak bilimsel bir dünya görüşüne sahip olunarak, mücadeleyle elde edilir. Yaşamı, gerçekliği, çelişkileri kavrayış teorisine göre anlayabilenler, ancak, doğru düşüncelere sahip olabilir, doğru düşüncelere sahip olanlar ancak kendi sınıf çıkarları için yaşayabilir ve bu uğurda mücadele yürütebilir. Emekçiler ve ezilenler için temel mesele, bilimsel bir dünya görüşüne sahip olabilmektir.

Toplumsal gerçekliğe ait her şeyi anlama ve açıklamanın anahtarı proleter dünya görüşüdür. Ancak onun sayesinde doğru düşüncelere, gerçekliği açıklayan bilgilere sahip olunabilir. Sağlam bir dünya görüşüne devrimci düşüncelere dayanılarak sürdürülmeyen bir yaşam ve bir pratik gerçek olamaz. Anlamak ve uygulamak bütünlüklü bir süreçtir. Anlayamayan uygulayamaz. Uygulama gücü olmayanın anladığından bahsedilemez. Devrimci bilgiye sahip olmayanın devrimci pratiği olamaz. Devrimci düşünce ve devrimci pratik bir bütünün iki farklı aşamasıdır. Düşünceyi pratikten ya da pratiği düşünceden koparan bir yaklaşım ve duruş başarıyı getiremez. Anlaşıldığı kadar yaşanır, anlamanın da bir yaşama olduğu unutulmamalıdır.

Doğru yaşam; devrimci düşünce ve pratiğin bütünleştiği, kitlelerin örgütleme gücünün ve yönetme yeteneklerinin açığa çıkartılmasıdır. Düşüncede netliğin, açıklığın, berraklığın kazanıldığı yerde yaşam içinde neyin yıkılıp neyin inşa edileceği pratiği açıklığa netliğe kavuşur. Doğru bir yaşama ve mücadeleye başlandığında mücadelenin haklılığına ve doğruluğuna inanıldığında ve bunda samimi bir duruş, çaba ve emek ortaya konduğunda başarıya ulaşmamak için hiçbir engel yaşanmaz.

Yaşama, sürece müdahale etme gücünün, pratiğinin adı olan eylemler, bilinçli ve örgütlü değilse yaşamı değiştirme ve dönüştürme gücü kazanılamaz. Yaşama, pratiğe müdahale gücünü belirleyecek olan bilinç ve bilincin örgütlenme mücadelesidir.

Doğru yaşam, yoksullara ve yoksunluk içinde olan toplumsal kesimlere bilinç ve örgütlülük götürmektir. Yoksullar gibi yaşayan, onlar kadar alçakgönüllü olan, özgürlük ve kurtuluş bilincine herkesten fazla inanan ve inandığı gibi yaşayan, yaşamını, pratik ve davranışlarını inancına uygun şekilde örgütleyenler emekçilerle bütünleşip onları örgütleyebilir.

Aşkla, tutkuyla büyük bir istekle iddiaları için çalışan bireysellikten kurtularak toplumsallığa ait olan tüm devrimci değerleri kuşanarak kendisini iddiasına adayanlar ancak doğru bir yaşamı sürdürebilir. Doğru yaşam devrimci bilincin ve örgütün bütünleşmesidir. Devrimin ve partinin ölçü ve değerleriyle yaşamaktır. Her anını, her olanağını devrime, halkın özgürlük ve kurtuluş mücadelesine adayandır.

Devrimci mücadelede başarı ve gelişme varsa orada devrim ve parti ölçülerine ve değerlerine uygun yaşayan, çalışan militanlar var demektir.

Doğru yaşam, anlamak kadar anlaşılanı ikna edici ve inandırıcı bir şekilde ezilenlere kavratmaktır. Kitleleri ikna ve inandırmaya dayalı bir tarzda örgütlemeyi esas almayan bir yaşam, devrimci yaşam değildir. Devrimci yaşam sorumluluk ve ciddiyet isteyen büyük bir sabır ve yoğun bir emek ortaya koyan bir yaşamdır. Bilincin ve iknanın yan yana yürüdüğü bir yaşamdır. Her an her gün her devrimci pratik faaliyette kendini yenileyip, geliştirip, değiştiren yaşamdır.



YDG son sayılar-Arşiv

asd 

Gezi okul